Türk hukukunda deniz yoluyla eşya taşınmasına ilişkin navlun sözleşmelerinde
tahkim şartlarına sıklıkla yer verilmekte olup, bu kayıtlar
taraflar arasında doğabilecek uyuşmazlıkların devlet mahkemeleri yerine
hakemler aracılığıyla çözümlenmesini amaçlamaktadır. Milletlerarası
Tahkim Kanunu’nun 4. maddesinde benimsenen tahkim anlaşmasının
bağımsızlığı ilkesi uyarınca tahkim kaydı, esas sözleşmeden ayrı bir hukuki
varlık olarak değerlendirilmektedir. Bu ilke, navlun sözleşmesinde
yer alan tahkim şartının, sözleşmenin geçerliliğine yönelik itirazlardan
bağımsız biçimde değerlendirilmesini mümkün kılmaktadır. Deniz ticareti
uygulamasında navlun sözleşmesine bağlı olarak düzenlenen konişmento
ise esas itibarıyla taşıma sözleşmesinin yapıldığını ve eşyanın taşıyan
tarafından teslim alındığını gösteren bir belge niteliği taşımaktadır.