Bu kitap, bir belediyeyi nasıl yönetmeniz gerektiğini anlatmak için yazılmadı.
Çünkü aslında sorun, belediyelerin nasıl yönetileceğinin bilinmemesi değil; bilinenlerin uygulanmamasıdır. Yaklaşık yirmi yıldır kamu hizmetinin içinde, özellikle yerel yönetimlerin tam merkezinde görev yapan biri olarak şunu açıkça gördüm:
Belediyelerimizde sorun, çoğu zaman kaynak eksikliği değildir. Sorun; sistem eksikliği, liyakat zaafı ve hesap verebilirliğin yeterince işletilmemesidir. Bugün birçok belediye, iyi niyetle başlanan süreçlerin; plansızlık, denetimsizlik ve günü kurtarma anlayışıyla zaman içinde etkisini kaybettiği yapılara dönüşmektedir.
Vatandaşın beklentisi ise çok nettir: Hızlı, adil, şeffaf hizmet ve güven…
Bu kitapta amaç; eleştirmek değil, gerçeği olduğu gibi ortaya koymak ve çözüm yollarını somut bir şekilde sunmaktır.
Bu kitapta ne tamamen teorik bir yaklaşım ne de sadece sahadan anektodlar bulacaksınız.
Bu kitap, yaşanmışlık ile uygulanabilir modelin birleşimidir.
İsim vermeden, kurumları hedef göstermeden; ancak sistemin aksayan yönlerini açıkça ifade ederek bir çerçeve sunulacaktır.
Çünkü mesele kişiler değil, sistemsizliktir, uygulanamayan tıkanmış sistemlerdir, işleyiştir.
Eğer bir belediye gerçekten değişmek isterse, bunun için gereken bilgi, kaynak ve insan gücü aslında fazlasıyla mevcuttur.
Aslında en önemli nokta; doğru sistemin kurulması ve kararlılıkla uygulanmasıdır.
İşte bu kitap, tam olarak bunun için yazıldı.